Mekân Tasarlamaya Giden Yol

Mekân Tasarlamaya Giden Yol

Mekân tasarımı çoğu zaman büyük kararlar, bütçeler ve görsel tercihler üzerinden konuşulur. Oysa işin özü çok daha sade bir yerden başlar: kendini ve gündelik hayatını anlamaktan. Bu yazıda, mekân tasarlamaya giden yolun ilk ve en temel adımlarını; ihtiyaçları fark etmek, kayıt altına almak ve süreci bilinçli şekilde yönetmek üzerinden ele alıyorum.

En temel yaşam alanımız olarak belirlediğimiz evlerimizi örnek alırsak, mekânları fonksiyonel, estetik ve dayanıklı bir şekilde tasarlamak veya yeniden düzenlemek için öncelikle gereksinimlerimize göz atmamız gerekir.

Bu ihtiyaçları şu şekilde sıralayabiliriz:
Yaşam alanı: Salon, oturma odası
Dinlenme alanı: Yatak odası
Çalışma alanı: Çalışma odası
Arınma, temizlik ve boşaltım: Tuvalet, banyo
Yeme, içme ve pişirme: Mutfak
Depolama alanı: Depo

Öncelikle herkesin yaşamı kendine özeldir. Bir kişi yaşam alanını, başka bir kişi ise dinlenme alanını daha çok kullanıyor olabilir. Sizlere önerim, bu noktada biraz düşünüp kendi hayatınızı gözden geçirmeniz ve ihtiyaçlarınızı belirlemenizdir. Ben kendi yaptığım gibi sizlere de her yeni proje için küçük bir defteri, yeni bir başlangıç yapmak için kullanmanızı tavsiye ederim. Bu mutlaka yeni bir defter olmak zorunda değil; bazen ben eski defterleri kendime göre düzenleyerek yeniden kullanıyorum. Bazen de birbirine uygun gördüğüm kâğıtları bir araya getirip kendime has bir defter oluşturuyorum ve onu yalnızca bir konu için kullanıyorum.

O projeyle ilgili aklıma gelen her şeyi o deftere yazıyor ve not alıyorum. Projeyle ilgili malzeme, mobilya, ürün gibi ne gerekiyorsa en az iki yerden fiyat teklifi alıyor, tarihlerini belirterek hepsini tek tek not ediyorum. Bunu uzun zamandan beri içgüdüsel olarak yapıyordum. Ancak zamanla, sürdürülebilir ve yeşil mimari konusunda uzmanlaşmaya başladığımda, yeşil bina sertifikalarının da aynı mantıkta ilerlediğini ve her adımın, her belgenin ve bilginin kayıt altına alındığını öğrendim. Daha sonra Mimar Sinan ve onun sürdürülebilirlik anlayışını incelediğimde, Koca Sinan’ın da her binasıyla ilgili defter tuttuğunu; bina için alınan her malzemenin tarihini ve fiyatını defterinde kayıtlı tuttuğunu öğrendiğimde, zamanın bizim algıladığımız gibi lineer bir doğrultu yerine döngüsel olduğunu düşünmek kaçınılmazdı.

Bu küçük tavsiyemin ve tarih bilgisinin ardından, genel olarak yaşam alanlarınızı şu anki hâliyle defterinize kaydetmenizi öneririm. Hangi mekânda ne kadar zaman geçirdiğinizi, hangi alanlara ihtiyaç duyduğunuzu ve gereksinimlerinizi not alarak bir başlangıç yapabilirsiniz. İhtiyaç, oldukça değişken ve göreceli; sonunun nerede olduğu belirsiz bir kavramdır. Bu nedenle biraz ihtiyaç ve ihtiyaçların alt katmanlarını irdelemeyi uygun görüyorum.

Bloga dön